29 Kasım 2015 Pazar

                    





                                 
BİR KÜÇÜK MUCİZE


Küçücük mucizelere aşığım ben, hani şu hiç beklenmedik zamanlarda gelen.

Öyle hissedersin ki en acılı şarkılar bile yüzünü güldürür. 

Kendini sıkça gülerken yakalarsın. 

Hayatı anlamlı kılan anlar bunlardır bana göre, seni yaşamın stresli anlarından uzak tutar bir süreliğine de olsa...

Bunu becerebilenler var biliyorum .

Tabi kalıcı olması için nedeninin insanın kendisi olması gerekir.

Kendi başarısı, kendi sevdikleri, kendi hayatı, kendi hayalleri, temelinde hep kendi olmalı.

Çünkü bu hayatta hiç bir şeyin sonuna kadar seninle olacağına garantin yok ama sen, ölene kadar seninlesin :)

Hep mucizelerin olacağına inandım. 

Kimilerine göre kendimi kandırdım bilemem ama iyi şeyler her zaman var hayatta, hem de hiç beklenmedik anlarda;

Mesela bir ayrılığın ardında ya da bir yenilginin yanı başında...

Küçük bir kaza da ya da düşen yaprakta, yağan yağmurda...

Bazen gece aniden uyandığında, bazen de günün ortasında kös kös oturduğunda....

Bazen bir mesajın ucunda, bazen bir dostun nasihatinde...

Bazen en sevdiğin yemeği yerken, bazen de müzik dinlerken...

Bilemezsin!

Bu yüzden her zaman hazır olmak lazım.

Yoksa sana gelse de mucize, sen göremezsin.

Her gün değil, her an yeni bir başlangıç için en doğru zamandır.

Yeter ki iste anında değişime adım atabilirsin.

Gerek yok öyle ben buyum klişelerine!

Ne konuda ben buyum derse insan, o konuda mücadelesi zorlaşır çünkü.

Direnmemek gerek hayata, akışına bırakıp anı yakalamak gerek.

El alemi duymamak, dinlememek gerek.

Ve kimseden bir şey beklememek gerek.

Ne sevgi ne ilgi...

Bekleyerek elde edilen şey huzur vermez kimseye çünkü...

Ama mucizeler öyle midir?

En beklemediğin zamanlarda gelir.

Ve sen şükredersin kimseye minnet etmediğine.

Herkes için mucizenin tanımı farklıdır tabi bu herkesin içinde bir sırdır.

Bir gün bir mucize gelecek beni de bulacak biliyorum, çok yakınımda hissedebiliyorum. 

Çünkü buna hazırım ve hak ediyorum.

Mucize içimizde dilerim onu dışarı çıkarmayı başarbilenlerden oluruz....













7 Kasım 2015 Cumartesi

                    RUH EMİCİ VAMPİRLER

       Ne isterseniz elde edebileceğiniz bir hayatınız olduğunu düşünün!


       Bunu bazıları düşünebilecek, bazıları ise  mümkün olmadığına inanacak. Fakat gerçek şu ki; hangisine inanırsanız o gerçeğiniz olacak!
       Olacağına inananlar bilir ki şu hayatta şans diye bir şey yoktur. Her şey inandıkları için olmuştur. 
        Bu tip kişilerin kendilerine güvenleri tamdır ve bu doğrultuda elini attığını fırsata dönüştürürler. Bilirler ki isteklerine ulaşma gücü eylemlerine bağlıdır.
        Kurdukları hayalin gerçek olabileceğine dair hiç bir somut delilleri yokken bile gerçekleşeceğini bilirler.

        Bir de mümkün olmadığını düşünenler var tabi. Bunlar da dertle tasayla beslenen insanlardır ve ülkemizde bu tip insanların sayısı bir hayli fazladır maalesef.
       Onlara göre hayatta başarılı olmak şansa bağlıdır. Ya  dayın olacak ya da baban zengin olacakgiller de diyebiliriz.     
       Garanticidirler risk almayı asla sevmezler ve farklı bir şey denemeye kalktığında seni aşağı çekmek için ellerinde geleni yaparlar. İşte bunlara   ruh emici vampirler   denir. Bu insanlar aile fertlerinizden biri değilse şayet fersah fersah kaçın. Çünkü tüm yaşam enerjinizi sömürüp sizi içinde bulunduğu çıkmaza çekmeye çalışırlar. Ha niyetleri kötü değildir elbet o kadar da haksızlık etmeyeyim... Fakat kendine hayrı olmayan birinin niyeti ne kadar temiz olsa da sana da faydası olmayacağını bilirsin öyle değil mi ?
        Velhasıl içinde bulunduğun hayat tam olarak senin seçimindir.
ister eline attığını fırsata dönüştüren biri olursun ister ruh emici bi vampir...seçim senin
        Son olarak dindar geçinip kader kurbanını oynayanlara da Allah İsra Suresi 13. ayetiyle diyor ki; ''Ve biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık'' 

                                                                            Derya ÇAY

5 Kasım 2015 Perşembe

Kendini sevmeli en çok insan
Bırak bencil desinler
Ukala desinler
Onlar hep bir şeyler der
Bırak ne derlerse desinler
Kendini sev en çok, şımart mesela mutlu et 
Biraz da kendi isteklerine kulak ver
Bak gör nasılda ayaklarına seriliyor dünya...